Açık Burun Ameliyatı ve Kapalı Arasındaki Fark

Açık Burun Ameliyatı ile Kapalı Arasındaki Fark

Yüz hatlarını belirleyen en önemli etmenlerden birisi de burun şekli olmaktadır. Burun yapısında meydana gelen en küçük değişikliğin dahi görsel açıdan ciddi sonuçları olacaktır. Birçok kişi doğuştan veya sonradan ortaya çıkan sebeplerden dolayı burun estetiği operasyonu yaptırmaktadır. Burundan nefes alma problemleri veya burun şeklinin istenmeyen seviyede olmasından dolayı bu operasyona başvurulmaktadır. Sonuç olarak, hem fonksiyonel hem de görsel açıdan en iyiye ulaşmak adına burun estetiği operasyonu yapılır.

Burun estetiği operasyonu iki farklı şekilde uygulanmaktadır. Açık veya kapalı rinoplasti olarak tabir edilen bu yöntemlerin hangisinin uygulanması gerektiğine dair net bir bilgi vermek mümkün değildir. Çünkü, her hastanın farklı bir burun yapısı bulunmaktadır. Burun yapısının farklı olmasından dolayı burunda yaşanan sorun değişkenlik göstermektedir. Bu noktada, hangi yöntemin uygulanacağı noktasında operasyonu yapacak olan hekimin tecrübesine güvenilmelidir. Operasyon öncesinde hasta birtakım muayenelerden geçecektir. Muayenelerin sonucuna göre hangi tekniğin uygulanacağına karar verilebilir.

Açık Burun Estetiği ile Kapalı Burun Estetiği Arasında Ne Gibi Farklar Vardır?

Burun kıkırdak dokusunda birtakım eğrilikler varsa, ileri seviyede şekil bozukluklarına rastlanıyorsa, ciddi seviyede kemik kaymaları mevcut ise, burunda kemer varsa ve hasta daha öncesinde aynı operasyonu geçirmişse cerrah tarafından açık burun estetiği uygulanmaktadır. Açık rinoplastinin birçok avantajı bulunmaktadır. Her şeyden önce, cerrah, açılan kesi sayesinde burnun iç bölgesine hakim olmaktadır. Bu sayede, burundaki şekil bozukluklarını net bir şekilde tespit etmektedir. Buna ek olarak, revizyon işlemini en sağlıklı şekilde yapabilmektedir. Sonuç olarak, açık rinoplasti sayesinde burundaki fonksiyonel sorunlar tam anlamıyla ortadan kaldırılmaktadır. Açık rinoplasti ameliyatının en büyük avantajı ise burnun ters V şeklinde kesilmesi olmaktadır. Bu sayede, tüm kıkırdak dokusunun ve kemiklerin simetrisine direkt olarak görüş alanı sağlanmaktadır.

Kapalı burun estetiği operasyonunun da birtakım avantajları vardır. Burun deliklerinin içerisinden tüm işlemler uygulanmaktadır. Bir başka deyişle, herhangi bir kesi yapılmaz. Bu durumun bir sonucu olarak burunda dikiş izine rastlanmayacaktır. Kapalı burun estetiği operasyonunun iyileşme süreci açık ameliyata kıyasla daha kısadır. Buna ek olarak, cilt ve yumuşak dokunun daha az hasar gördüğünü söylemek gerekir. Kapalı rinoplasti; daha çok burun kemeri, burun ucu kaldırma ve burun kanatları gibi sorunların çözüme kavuşturulmasında tercih edilmektedir.

Sonuç olarak, kapalı burun estetiği; bilhassa iyileşme süresinin kısa olması ve burnun daha kısa sürede oturması gibi sebeplerden dolayı tercih edilir. Ameliyat süresinin kısa olması ve ameliyatın ardından tek bir izin dahi kalmaması bu operasyonu öne çıkaran detaylar arasındadır. Buna karşın, açık burun estetiği; düzeltilecek olan alana daha kolay ulaşılması ve istenilen her türlü ameliyat tekniğinin kolaylıkla yapılmasından dolayı tercih edilmektedir. Ancak, ameliyatın ardından kesi izinin kalması ve iyileşme süresinin daha uzun olması gibi sebeplerden dolayı tercih edilmeyebilir. Burun estetiği; hangi yöntem uygulanırsa uygulansın son derece ciddi bir operasyondur. Her iki yöntemin de kendine özgü özellikleri vardır. Bu noktada, hekimin isteğine göre hareket edilmelidir. Fakat, her iki yöntemin de tam teşekküllü bir hastanede ve uzman bir cerrah tarafından yapılması tavsiye edilmektedir.

Burun Estetiği Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Burun estetiği öncesinde hastanın kendisini bu operasyona hazırlaması gerekir. Üst solunum yolu enfeksiyonu sorunundan muzdarip olanların bu ameliyatı yaptırması sakıncalıdır. Sinüzit hastalığı olanların da öncelikle bu hastalığa çare bulması ve ardından burun estetiği yaptırması gerekmektedir. Hastaların ameliyattan bir süre önce sigara içmeyi bırakması tavsiye edilmektedir.